17 Şubat 2012 Cuma

Manâ Rüzgarları


Bir adam sevdim, biraz dalgın, biraz güzü kara...
Korkaklığı gecenin karanlığımı,yoksa yalnızlığımı hiç bilemedim...
Sessizliğinin yanın da ağır aksak yürüyüşleri vardı...
Soyunmamıştı daha bütün geçmişinden...
Bir adam sevdim, geçmişinden kaçıp yüreğime sığınan...
Her zaman bir şeylerden korkardı...
Kocaman yüreğine denizde ki ummanlar sığmazdı...
Kıyıya vuran balıklar gibi titrerdi elleri ellerim de...
Göğün okyanusların da ışık dalgalarıyla yüzerdi...
Ömrüm ona akardı çağlayan misali...
Gözleri gözlerime değdiğinde,bütün bilinmezliğini unuttururdu...
Irmak olup akardı tüm bedenime...
Bir demet hüzün olurdu sesi kulaklarımda...
Elini sürdüğünde yıkılırdı tüm bedenim...
Bir adam sevdim, gözleri hep uzaklara dalan...
Bereket olurdu sevgisi,nakış nakış işlerdi yüreğime...
Bir cemre olup düşerdi  zaman zaman yüreğime...
Sağımda hep hayâli, solumda kaderime yazgılanmış yüreği...
Ne saplantı, ne bağımlılık, ne alışkanlık bir yazgıydı sınaması beni...
En ihtiyaç duyduğum zamanda bulmuştu sevgisi beni...
Bir adam sevdim, söylenecek o kadar söz varken hep susardı...
Bir şeyler anlatmak, sevgisini haykırmak için bozardı sessizliğini...
Garip ve hüzünlüydü her cümlesi...
Tüm sevgisiyle, tüm ahengiyle sarmalardı kolları bedenimi...
O anda açılıp gül kokardı bütün bedeni...
Ellerim usul rüzgârlarıyla gezinirdi saçlarında...
Gece karası gözlerine her baktığımda ,yüreğime binlerce bıçak saplanırdı...
Yaradan yarattığının gönlüne sevgi koymuştur derdi sessizce...
Bir adam sevdim, sevgisi zamansız değmişti yüreğime...
Buz tutan ellerim sıcacık olurdu, mana rüzgarlarıyla değince yüreğime...
En saf en masum halleriyle bakardı gözleri gözlerime...
İçinden geldiği gibi davranırdı, aldırmazdı kimseye...
Bazen gururum el vermezdi ,onu sevdiğimi söylemeye...
Göze almalı insan uzaklıkları yakın etmeyi..
Kırılacak dal olabilmeyi ya da tutunduğu dalın kırılacağını...
Beraber uyumayı, sabahlara beraber günaydın demeyi...
Ben tüm bunları ve daha fazlasını yapabilecek cesareti bulamadım kendimde...
Deli olup umursamamayı, ya da akıllı olup umursamayı...
Bir adam sevdim, acının tadı belirirdi titreyen sesin de...
Geçmişine delicesine bağlı, geleceğinde gelgitler olan...
Beni taşa benzettiler sevgisini ,anlamadım diye...
Oysa mana rüzgârlarıyla değmişti elleri ellerime...
Belkide sevgisini anlamam için, uyanmadan önceki uykulu uyanıklık halimdi... Uyanmak için ise geçmesi gereken zamandı...
Birini sevdim geçmişte kalan, yol ayrımın da yüreğini verdi ellerime...

Aşkı anlamak için çıkmıştım ben, bu bitimsiz yola...can...

behrem...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder